Herkesin doğduğu yer kendine bir başka gelir. Kokusu,havası, sokakları, insanları...Ne kadar gelişmemiş bile olsa, bazen kızsa da oradan ayrılmanın hayalini bile kursa sınırlardan dışarı çıktığı an, farklı bir kıymete biner doğduğu şehir. Sanki bir saat önce ayrılacağım diye tutturan o değilmiş gibi, anlata anlata bitiremez ardında bıraktığı yeri.
Benim hissettiklerim sanırım bu konuda biraz daha sert. Tutkulu bir aşk tadında asla kopmaya cesaret edemediğim yer benim şehrim ve insanları. Hem kızıp hem de içinde yaşamaya devam ettiğim,kendim kızsam da dışarıdan birilerinin gelip de laf söylemesine tahammül edemediğim bir bağ var aramızda. İlişkilerde olduğu gibi aynı, benim şehrimde de insanlarıyla konuşmadan, sokaklarında solumadan tanımanız mümkün değildir.
Tanıdıktan sonrada kopabilmeniz pek mümkün değildir.